ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi’nin Ermeni tasarısını görüştüğü dünkü oturumunda, TBMM’den 8 vekilimiz takip etti.. Vekiler oylamadan önce, ABD’li vekillerle bire bir Lobi faaliyetlerinde bulunmaları, salonda yakalarına tasarıya hayır yazıları bulundurmalarına ve başkan Obama’nın Türkler lehine muhalefet etmesine rağmen tasarı meclisten kıl payı geçti. Söz konusu, 252 numaralı Tasarı Amerikan Kongresi Dışişleri Komitesinde gürüşülen Ermeni Soykırım tasarısı, Osmanlı Devleti Zamanındaki sürgün sırasında 1,5 milyon Ermeni’nin hayatını kaybettiğinin iddia ediliyor olması, bu iddiayı haklı çıkarmak için , Osmanlı Devletinin o dönemde yönetimde bulunan Genç Türkler adlı grubun liderlerinin Ermenilere yönelik planlı ve sistematik bir şekilde soykırım uyguladıklarından bahisle yargılandıklarını savunuyor olmaları, birçok ülkenin yanı sıra Amerikan arşivlerindeki bilgilerin Ermeni iddialarını doğruladığını savunan tasarı, geçmişteki Amerikan ‘ın Osmanlı Devleti Büyükelçisi Henry Morgenthau’nun Ermeni soykırımından dolayı Osmanlı Devletini Pretosto ettiğinden bahsediliyor olması, Tasarının , Kongre’nin 1975 yılının Nisan ayında aldığı müşterek karar gereğince Nisan ayının 24’ünde insanın insana karşı Ayırımcılığı ile Mücadele günü olarak Milli gün ilan edilmesine karar verildiğini, bu nedenle Amerikan Başkanlarının bildiri yayınladığından bahsediliyor. Tasarı lehinde söz alan vekiller, Olayların yaşandığı Osmanlı ile bugünkü Türkiye arasında bir bernzerlik olmadığını öne sürmelerinin ardından, aleyhte söz alan vekiller ise, bir soykırımın yaşandığını kabul etmekle birlikte tasarının kabulünün Amerikan çıkarlarına hizmet etmeyeceğini , Türk Ermeni normalleşme sürecine darbe vuracağını, tarihi meseleler konusunda meclislerin söz söylememesi gerektiğini, Amerikanın’da geçmişte Kızılderili ve siyahlara karşı soykırım işlediğinden söz etmelerinin ardından oylamaya geçildiğinde, oylamada tam bir komedi yaşanarak , tasarı 22 hayır oyuna karşılık 23 evet oyuyla kabul edilmesi , Amerikanın bundan böyle bir dost ülke olarak değil bir düşman ülke olarak tarih sayfalarında yerini alacağı aşikar. ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesinin Ermeni Tasarısını kabul etmesinin ardından, Hükümetten Amerika’ya jet tepki, Büyükelçi Namık Tanı istişare için Ankara’ya çağırmasıyla başladı..Ardından yapılan açıklamada , Türk Ulusunu İşlemediği bir suçla itham eden bu tasarıyı kınıyoruz açıklamasını yapan Ankara Türk Amerikan İlişkilerinin yanı sıra Ermenistan’la normalleşme sürecinin zarar göreceği uyarısında bulunuldu. Diğer taraftan, PKK’ya yıllarca sessiz kalan Batılı Ülkeler, terör örgütünün gerçek yüzünü.görerek başta Murat Karayılan olmak üzere, örgütün lider kadrosunu ‘uyuşturucu kaçakçısı’ ilan eden Amerika’ Avrupa Ülkeleri İzleyerek, Fransa, Almanya, ve İtalya’nın ardından dün Beçika düğmeye basarak, Federal Polis bugüne kadarki en geniş çaplı operasyon gerçekleştirerek, örgütün elebaşlarından Remzi Kartal ve Zübeyir Aydar’la birlikte 18 PKK’lı göz atına alınırken, Roj TV’nin Brüksel Stüdyoları kapatıldı. Öte yandan, AİHM’den Türk tarafını Sevindiren Tarihi bir karar verilmesiydi. Kıbrıs’ta yaşanana mülkiyet davalarına ilişkin tarihi bir karar alan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Rumların talepleri için KKTC’de kurulan Taşınmaz mal Komisyonuna Başvurmalı Gerektiğine hükmederek, kararın ardından, AİHM Önündeki 1500 civarındaki Rum mülkiyet başvurusunun kayıttan silinmesi bekleniyor. AİHM kararı maddi boyutundan ziyade Türk tarafı için siyasi anlamda büyük bir kazanç olduğu söylenebilir Örneğin Kıbrıs meselesinin en karmaşık boyutunu mülkiyet sorunu oluşturmasıdır. 1974 Barış harekatında adada karşılıklı göçler yaşanmış ve karşılıklı mülkiyet sorunu ortaya çıkmış müzakerelerde bir türlü mesafe alınamayan konu mülkiyet sorunu idi. Önceki ay İngiltere’de görülen Orams kararıyla morallerin bozulduğu bir an yaşanmıştı. Rum Yönetimi son 4 yıldır TMK’nın meşruiyet kazanmasını engellemek için bir çok hukuki ve diplomatik girişimde bulunmuştu. Ancak Strasbourg Mahkemesi dün aldığı kararda, Rumların ‘‘adada Türk Askerinin bulunması ve TMK üyelerinin KKTC Cumhurbaşkanı tarafından atanması’’ gibi nedenlerle komisyonun taraflı olduğu şeklinde gerekçelerini tatmin edici bulmayarak, ‘’Demopoulos ve diğerleri’’ başlığını taşıyan dünkü karar TMK’yı etkin bir iç hukuk yolu olduğunu hükme bağladı. Karar, KKTC’de işleyen bir hukuk düzeni mevcudiyetinin uluslararası hukuka uygunluğunun AİHM tarafından teyit edilmesi anlamına geliyor.
|