Bugünlerde yine TSK’nın içindeki bir general’in altıda imzası bulunan bir bavul dolusu doküman balyoz darbe planlarıyla gündemini koruyor. Bununla ilgili belgeler Taraf Gazetesi yetkilisiyle yargıya intikal ettirildi. Yargının sonucunu beklemekte yarar var. Ocak ayı başlarında Yine Türkiye’yi meşgul eden,basında yapılan açıklamada Kafes planından Cunta çıktığı belirtilmiştı. Ertgenokon soruşturması kapsamında tutuklanan emekli Binbaşı Levent Bektaş’ın ofisinde ele geçirilen bir film CD’sinde yer alan şifrelenmiş dosya kamuoyunu şoke etti. Uzman ekiplerin çözmek için yaklaşık 3 ay uğraştığı dosyadan çıkan belge ‘ Kafes Operasyonu Eylem Planı’ adını taşıyordu. CD içerisindeki belgeler deşifre oldukça, Ergenekon yapılanması ile Poyrazköy cephaneliği kapsamında soruşturulan Deniz Kuvvetleri içinde örgütlenmiş cuntanın bağlantıları da ortaya çıkmaya başladı. Kafes Planında gayrimüslimlere yönelik suikast yapılması ve suçun muhafazakar kesimlere atılması öngörülüyordu. Beş aşmalı planın amacı ; Gayrimüslimler üzerinde kokutucu propaganda icra edilecek.AKP üzerindeki iç dış toplumun baskısı artırılacak.’’ İlginç olan bu planın da tıpkı ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’ gibi 2009 yılının başında hazırlanmış olmasıydı, altındaki imza ise, Poyrazköy soruşturması kapsamında tutuklanan yarbay Ercan Kireçtepe’ye ait oluşuydu. Bugün Gazetesi 29 kasım’da yayınladığı haberinde imzanın gerçek olduğunun Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edildiğini duyurdu. Zaten hiçbir Kurum belgeyi yalanlamadı:İşte korkunç plandan ayrıtılı açıklamalar, Gayrimüslim nufusun isim ve adresleri belirlenecek. Gayrimüslimlere ait gazete, dergi vb abone listeleri elde edilecek.Agos Gazetesi abonelerine tehdit telefonları açılacak, tehdit mektupları gönderilecek, icra edilen eylemlerin suçlusu olarak AKP ve irticacı gruplar gösterilerek, kaynağı hakkkında ‘’kara propaganda tesis edilerek, adalar bölgesindeki çeşitli mahallelerde bombalar patlattırılacak, azınlık haklarını hararetle savunma konusunda ön pana çıkmış kişi/kişilere suikast düzenlenecek, adalarda vapur seferi düzenlenen iskelelerde bombalı eylemler düzenlenerek, tanınmış gayrimüslim işadamları ve sanatçılardan belirlenen bir yada birkaçı kaçırılarak, gayrimüslim nufusun yoğun oluğu bölgelerde sık aralıklarla araç ve işyerleri kundaklanarak, icra edilen sabotaj; adam kaçırma, suikast eylemleri özel plan hücre lideriyle kurulacak koordineyi müteakip, belirlenecek irticai örgütler adına üstlenilmesi sağlanacak. Bununla ilgili hazırlanan Emniyet raporunda, İbrahim Şahin’in Kafes Eylem Planı Çerçevesinde hareket ettiği iddiası ile Rahip Santoro, Hrank Dink ve Zirve Yayınevi katliamı, Koç Müzesi’ndeki Denizaltının içinde bulunan patlayıcılar ‘Kafes Eylem Planı’nın bir parçası olarak, İbrahim Şahinle birlikte Ergenekon’da sorgusu devam eden Fatma Cengiz’inde Kafes’in uygulayıcısı olduğu vurgulanarak, İ.Şahin’in evinde bulunan plana göre, Ermeni Patriği Mesrob Mutafyana LAV silahıyla saldırı düzenleneceği , ayrıca Sivastaki Ermeni Cemaatinin lideri minas Durmaz Güler’in öldürülmesinin planda yer aldığının açıklanması, Emniyet Özel Harekat Dairesi eski başkanı İbrahim Şahin’de ele geçirilen, kroki sonucu Ankara Gölbaşı’nda yapılan kazılarda, 3 adet LAV silahı, 10 el bombası, TNT kalıpları, suikastlarda kullanılan 590 gr. Ağırlığındaki patlayıcılar, 860 adet Uzi ve diğer silahlara ait mermi bulunduğu, İ. Şahi’in evinde yapılan aramalarda ise, 9 adet Clok marka tabanca ile mühimmatın Kafes Eylem Planı içerisinde bulunan silahların aynı cinsten olduğunun belirtilmesi, akabinde Emniyetin raporunda yapılan açıklamada, plan ve krokilerin aynı kaynaklardan çıktığı tespitinde bulunulduğu, örneğin Poyrazköy de ele geçirilen mühimmatla ilgili tutuklanan emekli Binbaşı Levent Pektaş’ta ele geçen ‘’2006 Adalar Abone Listesi’nin aynısının İ.Şahin’e azınlıklarla ilgili istihbarat sağlayan Ergenekon sanığı Fatma Cengiz’de bulunmasının, L.Bektaş’taki belgenin 31,05,2006 günü saat 15,34’te, F.Cengiz’deki de aynı gün 18,34’teki bilgi çakışmasının ‘Agos’ Olmasıdır. Diğer taraftan, Emaysa protokolü’nün iptal edilecek oluması olumlu bir gelişmedir. Başbakanın Eşi Emine Erdoğan’ın Gatada hasta yatan sanatçı Nejat Uygur’u Ziyaretinin Hastane Yönetimince Başörtüsünden dolayı engellenmesi çok üzücü bir olay. Bu durumun derhal Gata Başhekimince özür dilenerek düzetilmesi ve ziyaretin gerçekleşmesidir. Aksi halde birtakım art niyetli insanların olumsuz davranışları Askerimize mal edilebilir.
|